Miu Miu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Miu Miu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2012 Perşembe

Miu Miu sonbahar/kış 2012

Hazır dönmüşken hız kesmeden sonbahar koleksiyonlarıyla devam edelim. Bu seneye damgasını vuran 70ler, kalın topuklar, küt burunlar Miu Miu koleksiyonunda tüm güzelliğiyle sergileniyor. Hep Harajuku kızlarında hayal ettiğim apartman topuklu mokasenler ve incecik topuklu klasik Miu Miu stilettolarını buluşturan koleksiyonu ben beğendim. Özellikle geçen sezon şurada da incelediğim çiçekli tuhaf botlardan sonra bu ayakkabıların gözüme harika gözüktüğünü rahatlıkla söyleyebilirim.



Bu arada bu ayakkabıları beğendiyseniz Shoetek her zamankinden daha hızlı davranıp benzer modelleri üretmeye başlamış bile. Aşağıdaki modelin ilham kaynağını çözmek için müneccim olmaya gerek yok ama 59TL'lik uygun fiyatıyla bu teklife hayır demek zor gözüküyor.


7 Ağustos 2012 Salı

ünlü pabuçlar: Dianna Agron

Blogumu inanılmaz derecede ihmal etmiş olmamın tek bir nedeni olabilir: Tatil! Bodrum'un kızgın kumlarından serin sularına atlarken maalesef hiç bilgisayarı açmak gelmiyor içimden. O yüzden Dianna Agron ve mükemmel renkteki Miu Miu'larıyla kısa bir süre için daha veda ediyorum ve gidip bikinimi giyiyorum : )


22 Temmuz 2012 Pazar

dosya: Gelin ayakkabıları

Düğün sezonu gümbür gümbür gidiyor, facebook sayfalarımız düğün fotoğraflarıyla dolup taşıyor. Ben de ayakkabılar aşağı ayakkabılar yukarı konuşurken düğün ayakkabılarını atlasam ayıp olurdu. Hatta bu paylaşım için geç bile kalmış olabilirim ama bu tamamen evlenme konseptinden çok uzak olmamdan kaynaklanıyor. Şimdi evlilik ve düğünlerle ilgili pek fikrim olmadan -hatta son on senedir düğüne gitmişliğim yok- tamamen estetik zevklerime ve süregelmiş söylemlere dayanarak gelin ayakkabıları dosyasını açıyorum.
Bir otelin balo salonunda, boğaza nazır bir mekanda, ya da büyük bir restorantta tüm sevdikleriniz, aileniz dostlarınızla beraber klasik bir düğün hayali kuranlar için bu ayakkabılar. Özenle çiçeklerini seçen, yemek menüsünü belirleyen, oturma düzeni, müzikler, davetli listesi derken onlarca "kalem" işle uğraşan gelinler bu uğraşlarına layık klasik ayakkabıyı da bulmak için çok çaba harcayacaklardır eminim. Klasik gelinin ayakkabısı da Manolo'nun Swan ya da Hangisi modelleri, Tabitha Simmons'ın Chandelier sandaletleri ya da Valentino'nun iri kurdeleleri gibi klasik bir gösterişe sahip olmalı diye düşünüyorum.
Çiftlerin arasında konuştuğu ama asla gerçekleşmeyen sade törenler için de önerilerim var tabi. Olur da az sayıda katılımcıyla belki de sadece nikah töreni olarak gerçekleşecek bir kutlamada Louboutin'ın Pigalle'i ya da Yves Saint Laurent'in Tribute modelleri gibi sade gova modeller güvenli bir seçim olacaktır. Biraz da eğlenceli bir ruhunuz varsa renk ve desen olarak klasik beyaz ve metalik tonların dışına çıkmak, örneğin neon renklerdeki ayakkabılar tercih etmek de mümkün.
Romantik ruhlu kır gelininin hayali çiçekler, ağaçlar, mumlar ve gökyüzüdür ama maalesef toprak, çamur, arnavut kaldırımlar da bu konseptin beraberinde geliyor. O yüzden dolgu topuklar kır düğünlerinin vazgeçilmezi diye düşünüyorum. Roberto Cavalli'nin çiçek oymalı topukları ya da Alexander McQueen'in çiçeksi fırfırları daha romantik bir hava yaratırken Jean Michel-Cazabat, Jimmy Choo ya da Christian Louboutin'ın modellerindeki gibi daha modern ve sade bir çizgi yakalamak da bir tercih olabilir.
Romantizmin doruklarındaysanız ve kır düğünü bile abartılı geliyorsa ufacık bir grupla belki Ege sahillerinde belki de dünyanın başka bir ucunda sahil düğünü de bir seçenek olabilir. Kumlarda ise topuklu ayakkabıları bir kenara bırakıp, çıplak ayaklarla dünyaevine girmek en güzeli. Ama ben öyle çıplak ayak istemem diyenlere de tek tavsiyem birbirinden güzel sandaletler olacaktır. Miu Miu ve YSL gibi deniz esintileri taşıyan modeller ya da Alexander McQueen ve Charlotte Olympia gibi gladyatör tarzı tercih edilebilir.
Kalıpların tamamen dışına çıkıp, kaçak gelin kıvamında kafanıza eseni yapmak da bir alternatif tabi. Çılgın elbisenizin altına tamamen simlerle ya da taşlarla bezeli bir Louboutin ya da Miu Miu giyebilir, daha sade bir kıyafetle pembe Nicholas Kirkwoodlar ya da bridal koleksiyonundan kalplerle bezeli bir Charlotte Olympia ile kıyafetinize renk katabilirsiniz. Bunlar da kesmez derseniz United Nude'un orijinal tasarımları içinizdeki küçük deliyi yansıtmanın iyi bir yolu olabilir.
Ayakkabınız ne olursa olsun gecenin sonunda, hatta ilerleyen saatlerinde bile dayanamayıp fırlatmak isteyebilirsiniz. O yüzden yukarıdaki gibi elbisenizin altında topuklarınızın yüksekliğini sağlayacak şıpıdık bir terliği yedekte tutmakta yarar var : )

8 Mayıs 2012 Salı

ünlü pabuçlar: MET Gala 2012

Moda alanında yılın en önemli etkinliklerinden sayılan MET Gala dün akşam gerçekleşti. Davetli listesine baktığımızda ise şu anda "ünlü" olarak bildiğimiz herkesin orada olduğunu söylemek mümkün. Ancak ayakkabı departmanına gelecek olursam Oscarlarda yaşadığım "yerleri süpüren elbise" problemini burada da az da olsa hissettiğimi söylemeliyim. Ayakkabı tasarımcılarının uğraşıp didinip yarattığı parçalar yine eteklerin altında kayboldu. Neyse ki mini ve yırtmaç bolluğu vardı da size dolu dolu bir post hazırlayabiliyorum.

Rihanna ile başlayalım. Özel hayatında tercih ettiği yırtık pırtık kotlar, kenar mahalle kızı parçalardan sonra bu halleri gerçekten çok asil gözüktüğünü belirtmek gerek. Kendisi vücudunu ikinci bir deri gibi saran mükemmel bir Tom Ford'un içinde. Ayağında ise klasik bir model olan Louboutin Pigalle var. Ama her ne kadar bir kapalı-ayakkabı-sever olsam da Rihanna'nın bu elbiseyle zarif bir sandalet giymiş olmasını tercih ederdim.

Buzlar kraliçesi Kristen Stewart ise yine olmamış, yine olmamış dedirtiyor. Twilight zamanında giydiği gotik esintili zarif tuvaletlerden sonra bu halleri oldukça yavan geliyor bana. Hele MET Gala gibi önemli bir etkinliğe bu şekilde gelmesi affedilemez bence, çağırmasınlar bir daha şu kızı :) Ayağında 2012 kış sezonundan Balenciaga imzalı oldukça iddialı ayakkabılar olsa da bütün olarak bakıldığında oldukça vasat görünüyor.

Kırmızı halıda yüzümü hiç kara çıkarmamış Emma Stone ise bu sefer güldürmedi gerçekten. Baştan aşağı Spice Girls'ün 90'lardaki kayıp üyesi gibi gözüken Emma gece için Lanvin imzalı bordo sivri burun ayakkabıları tercih etmiş. Cık cık diyerekten devam ediyorum.

Ünlü model Anja Rubik ise yırtmacın dozunu biraz kaçırmış gibi gözüküyor. Normalde pantolonların düşük bellerinden görmeye alıştığımız adonis kasını alt taraftan sergilemeyi başarmış ilk insan olarak kayıtlara geçebilir kendisi. Ayağında da sezonun hitlerinden altın zincir detaylı bir çift Gucci var.

Chloe Sevigny de iddalı olmak adına sınırları zorlayanlardan. Varla yok arası elbisesi ve makyajı, doğal halinde bıraktığı saçlarıyla bir miktar özensiz gözüken Chloe'nin ayakkabıları Miu Miu'nun kış 2012 koleksiyonundan.

Elizabeth Banks yarattığı desen karmaşasıyla ve bu karmaşayı tamamladığı sakin Louboutin ayakkabılarıyla bence fena gözükmüyor. Sadece eteğinin buruşukluğu beni biraz rahatsız etti. Yine de bunca hayal kırıklığı içinde gecenin iyilerinden.


Gwyneth Paltrow da varla yok arası giyinenlerden. Üzerindeki incecik kumaştan yapılmış bol dekolteli elbiseyle bana kalırsa biraz çıplak gözüküyor. Ayağındaki ayakkabıların bir yerde Prada olduğunu okudum ama bence yanda görselini gördüğünüz Miu Miu'lar olma ihtimali daha yüksek. Tabi benim koyduğum modelin burun dekolteli, antrasit hali Gwyneth'in ayağındakiler.

 
Bir hayal kırıklığı daha! Coco Rocha sen benim biricik prensesimdin, ne yaptın? Üzerindeki takım aslında oldukça hoş ama MET Gala gibi bir etkinlik için üzerindekiler oldukça anlamsız ve alakasız gözüküyor. Her biri pembenin ayrı bir tonu olan büstiyeri, saçı ve Sergio Rossi ayakkabıları da cabası.

Gecenin ayakkabı piştisi de Jessica Biel ve Carrie Mulligan tarafından yaşandı. İkisi de Prada imzalı minik bir platformu bulunan saten ayakkabıları tercih etmiş. Ama kıyafetlerindeki yorum farklılıkları sebebiyle bu pişti hadisesi görmezden gelinebilir diye düşünüyorum. Hele ki bunca hayal kırıklığı arasında Jessica Biel gibi inanılmaz zarif bir görüntü çizilmişse piştinin hiç önemi kalmıyor.

Gecedeki diğer favorilerim Karolina Kurkova ve Camilla Belle'di, ama onların ayakkabılarını göremediğimden blogumda pas geçiyorum. Bir de ben önümüzdeki yıl için buradan tüm Hollywood ünlülerine seslenmek istiyorum; "Lütfen silkinip kendinize gelin, MET Gala bu boru değil!"


21 Mart 2012 Çarşamba

ünlü pabuçlar: Leighton Meester



Leighton Meester mı desem Blair Waldorf mu desem bilemedim. Çünkü tahmin edebileceğiniz üzere bu kareler Gossip Girl setinde çekilmiş. Set fotoğraflarından anladığım kadarıyla bu kızlar genelde Ugg tipi pofuduk botlarla geziyor ve sadece boydan çekimlerde zibilyon inçlik ayakkabılarını giyiyorlar. Öyle ebem de giyer demek istiyorum. Ben topuklu ayakkabılarımla bütün gün ofiste koşturup akşam da İtalyanca kursuna devam ederken kimse yandan Ugg'ları çıkarmıyor, al giy iki soluklan diye. Kandırıyorsun bizi Blair, kandırıyorsun bizi Gossip Girl. O Miu Miu loaferları doğru düzgün giymeyeceksen hiç giyme daha iyi.
PS: Bu ayakkabılar çorap dosyamın en başındaki cici ayakkabılar. Buradan bakabilirsiniz.

15 Mart 2012 Perşembe

trend: Küt burun

2012-2013 kışı trendleri için geride bıraktığımız moda haftalarının podyumlarını incelemeye devam edelim. Önceliği burun meselesine verdim çünkü ayakkabı modasının özü kalıptır. Ayakkabı tasarlanırken renkleri, boncuğu, düğmesi, bağcığı, cap-toedur, mokasendir derinin bölümlenmesi gibi tasarımsal kararlar hep kalıbın seçiminden sonra alınır. Bu sebeple ayakkabı modasını takip ederken de renkleri, modelleri bir kenara koyup önce bir kalıba bakmak gerekir.

Kalıbın önemini kavradığımıza göre incelemeye geçebiliriz. Yuvarlak burunların azalarak bittiğini, sivri ve küt burunların ise yükselişe geçtiğini daha önceki postta paylaşmıştım. Sivri burunlara da şöyle bir baktığımıza göre şimdi küt burun olayına bir göz atabiliriz. Öncelikle uyarayım ciddi sayıda koleksiyonda bu tarz modeller mevcut, benim gibi ilk bakışta sevmemiş de olsanız gider alırsınız, lafınızı yutarsınız mazallah; o yüzden büyük konuşmayın.
Sizleri korkutmamak için en soft modellerle başladım. Yuvarlaktan öte kütten beri bu ayakkabılar oldukça klas ve giyilebilir gözüküyor. Özellikle Erdem'in tüvit klasik gövdeli ama modern mimari topuklu şeker renklerindeki ayakkabısını gerçekten çok sevdim. 

Eğer yukarıdaki ayakkabıları sevdiyseniz küt burun olayını biraz öteye taşıyabiliriz. Platformlarla bütünleşen, duvara toslamış gibi görünen bu ayakkabılar önceki seriden bir miktar daha iddialı ve tasarımları da hiç fena değil. Dior'un süet ayakkabıları bana balerin ayakkabılarını hatırlattı ve bu sebeple de kalbimi kazandı.
Küt burun olayına ısındıysanız, yukarıda gördüğünüz sezonun en teatral ve iddialı tasarımlarını da sevebilirsiniz demektir. İster Miu Miu gibi 70'ler tadında retro bir görünüm, ister Proenza Schouler gibi 80'ler punkı ya da Marc Jacobs'la 1800'lere bir yolculuk yapabilirsiniz. Dediğim gibi tarz konusunda seçenek bol ama küt burun bir ayakkabı önümüzdeki kışın olmazsa olmazlarından gibi gözüküyor.

4 Mart 2012 Pazar

trend: pastel renkler

Bebek mavisi, bebek pembesi, bebek sarısı, bebek yeşili; nam-ı diğer pastel renkler bildiğiniz üzere yaz sezonunun göze çarpan trendlerinden. Louis Vuitton'un dondurmalı reklamları, Prada'nın soft alevleriyle bu aralar gözümüze gözümüze çarpılan bu trend haliyle ayakkabı modasında da kendine yer buldu. Her ne kadar canlı renklerin, neonların, fuşyaların, turkuazların ve yanında da toprak tonlarının yaza daha çok yakıştığını düşünsem de bu ayakkabıların cazibesini de inkar edemeyeceğim. Louis Vuitton'un 90'lar esanslı terlikleri Vogue US, Vogue Türkiye gibi modanın öncü yayınları tarafından göklere çıkarılsa da bu ayakkabılar arasından benim naçizane favorim Prada'nın alevleri olacak. (Hatırlarsanız burada Prada'nın 2012 yaz koleksiyonunu incelemiş ve yine aynı ayakkabıyı favorim seçmiştim)
Miu Miu                                       Prada
 Aperlai                                     Jill Stuart
 Louis Vuitton                                       Alexander McQueen
Versace                                    Versus

11 Şubat 2012 Cumartesi

ünlü pabuçlar: ifw 2012

IFW bu yıl da türlü türlü modaseverin, sosyetik ismin, wannabe bloggerların ve bir takım tanımlanamayan kişiliklerin şov alanı haline geldi. İnsanların moda haftasına katılırken giyimlerine özen gösteriyor olmasını takdir etsem de, ilginç olmak adına saçmalayan kişiler için kendi çapımda biraz utanıyorum. Benim için en rahatsız edici kitle ise sanıyorum efeminelik ile hipsterlık arasında gidip gelen erkekler. Resmen moda haftasına katılan oğlan çocukları beni kokona bayanlardan daha çok rahatsız etti. Neyse ben kendi ilgi alanım olan ayakkabı kısmına gelirsem, kısmen tatmin olduğumu söyleyebilirim.

Deniz Berdan ile başlayalım. Kendisi koleksiyonundan elbisesi ve Alexander McQueen imzalı botlarıyla oldukça şık gözüküyor.Gözünün altındaki ampul gibi parlayan beyaz farı olmasa iyiydi ya neyse... Ayakkabılar on numero o yüzden sustum.

 Bu sosyete tayfasını pek tanımam etmem. Bu bayanlar kim onu bilemedim o yüzden. Ama kendileri bir çift Miu Miu sever olsa gerek ki geçen sezonun eğlenceli ayakkabılarından birer çift giymeyi uygun görmüşler. Kıyafetlere bayılmadım ama bu ayakkabının bende kredisi büyük, o yüzden yine sessizce devam ediyorum.

İkoncan Eda Taşpınar Hollywood'un da favorisi olan Louboutin Daffodile ayakkabıların siyah rugan modelini tercih etmiş. Balmain şortuyla hareketlendirdiği baştan aşağı siyah kıyafetini ben çok sevdim. Tabi bu sevgimde Louboutin'ın payı büyük.
Bu suratsız bayanı da tanımıyorum ama kıyafeti anlamsız bir markalar curcunası gibi gözüküyor. Anlıyoruz çok paran var ama o güzel Louboutin Engin'lerın dahi yakışmadığı bir kombin yapmayı başarmışsın. Dev monogramlı Chanel çantanla mutluluklar dilerim.
Ezgi Kıramer'in ayakkabılarını çıkaramadım şimdi ama o kadar beğendim ki atlamayayım dedim. Adı bilinmeyen bu taş gibi ayakkabıları basic bir bluz ve kloş deri eteğiyle kullanmış olması havasına hava katmış. Tuttum seni sayın bayan.
Moda haftası denince hipster turnusolü Jeffrey Campbell'ları da atlamamak gerek. Bu iki hanımkızımız da ilginç kıyafetlerini yılın alterno-hiti Jeffrey Campbell'larla tamamlamışlar. Eh fena da olmamış. Yalnız ilk fotoğraftaki hanımkızımızın gangsta tarzını daha başarılı buldum.