ctr 2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ctr 2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2012 Çarşamba

ünlü pabuçlar: Lea Michele

1 Mayıs işçi bayramını tam bir kapitalizm kölesi olarak alışveriş yaparak geçirdiğimi buradan itiraf etmek istiyorum. Her ne kadar Beymen'in outletinde Jimmy Choo'ları çıkarıp D&G ayakkabıları giyerken hiç şikayet etmemiş olsam da dönüp bakınca biraz saçma geliyor insana. Sonuç; şu sıralar para biriktirdiğim için alabileceğim bir kaç parça ucuz şey alıp ayakkabı aşkımı kalbime gömdüm. (Şaka şaka bir tane ayakkabı aldım ama o sayılmaz ; ) )

Konumuza dönecek olursak geçtiğimiz günlerde Glee dizisinin yıldızlarını biraraya  getiren bir etkinlik düzenlenmiş. Yapmacıklık konusunda master yapmış Lea Michele de bu etkinlikler için şu linkte daha önce incelediğim, Paris couture haftasında sergilenmiş Giambattista Valli imzalı ayakkabıları tercih etmiş. Ayakkabılar şahane ama Lea Michele değil...

27 Ocak 2012 Cuma

Paris Couture 2012 ayakkabıları Vol2

Bir Couture haftası da böylece sona erdi. Birbirinden incelikli tasarımlar görücüye çıktı. Koleksiyonların hazır giyime kaydığı konusundaki eleştirilere katılmakla beraber çok iyi parçaların da sergilendiğini düşünüyorum. Ayakkabı konusunda da Givenchy ve Versace dışında beni çok vuran bir koleksiyon göremedim. 

Postumuzun ikinci volumunda iki markayı inceledim. Jean Paul Gaultier'in, Amy Winehouse temalı koleksiyonu tasarımlardan bağımsız olarak çok anlamlı geldi. Amy gibi kendine özgü stili, hareketleri, yaşamı olan bir insanı ilham kaynağı olarak kullanması çok ince ve anlamlı bir davranış. Ayakkabılara bakarsak öyle tasarım harikası bir durum olmadığı ortada ama yine de yaprak desenli, saten dolgu topuk ayakkabıları ben beğendim.


Ayakkabıları öne çıkan bir diğer isim de Valentino'ydu. Barok tarzının modern bir yorumu olarak tasarlanan koleksiyonun ayakkabıları da aynı tarzı yansıtıyor. Hem düz slipper modellerin hem de topuklu modellerin kumaşı, deseni ve işçiliği gerçekten hoşuma gitti. Oldukça da giyilebilir gözüken bu ayakkabıları sokaklarda görmeyi çok isterim.

25 Ocak 2012 Çarşamba

Paris Couture 2012 ayakkabıları

Haute couture denince akla gelen ince işçilik, pahalı malzemeler,abartılı silüetler gibi tüm aradıklarımı buldum ben şimdilik Paris Couture podyumlarında. Özellikle Ricardo Tisci'nin Givenchy'si yine gözlerimi kamaştırdı. Ayakkabı departmanına gelirsek de görüntü aynı, birbirinden alımlı ve iddialı tasarımlar...

Heyecanımı ilk kabartan kare Vogue'un yayınladığı bu Atelier Versace tasarımı ayakkabılar oldu. Gittikçe sayıları artan beyaz ve gelin ayakkabısı gibi durmayan bu modellere, özellikle ilginç ön paneliyle sandalet modeline, bayıldım.

Christian Dior'a geçersek hafif bir sıkıcılık durumu var. Ama Galliano'suz Dior'un ürünleri olduğu için çok şaşırdığımı söyleyemeyeceğim. Buna rağmen sade-ayakkabı-sever ünlüler bu ayakkabıları atlamayacaktır.

Armani Privé de çizgilerini sade tutmuş. Ama buna rağmen malzeme kullanımı ve detaylardaki hoşluklarla çok iyi tasarımlara imza atmışlar. Gittikçe hayatımıza dönen sivri burun modasının en masumane ve hoş çizgisi budur diye düşünüyorum. Bundan daha sivri burunlu modeller gelmesin plz.


Giambattista Valli couture kıyafetlere yakışacak türden sade ve klas ayakkabılar çıkarmış. Özellikle soldaki siyah model tam ömürlük bir parça. Biyelerle bezenmiş dore sandalet ise daha spor gözükmesine rağmen hala oldukça kullanışlı bir model. Topuk konusunda da fazla yüksekler çıkmaması yerinde olmuş.

Givenchy ah Givenchy... Yine bu ayakkabılar benim olsun bir milyon borcum olsun tadında ayakkabılar hazırlamışlar. Bu ne detaydır, bu ne işçiliktir. İnce ince bakın diye de büyük büyük koydum resimleri. Derinin, metalin, zımbaların, boncukların kusursuz birleşimi, Ricardo Tisci harikası. Ayakkabı tasarımlarını da o mu yapıyor bilemiyorum ama kim yapıyorsa elcağızlarından öpmek istiyorum. Ayakkabı böyle tasarlanır...
 Şimdilik bu kadar diyelim. Şovlar gerçekleştikçe bir Vol 2 çıkar diye düşünüyorum...